03 Şubat 2008 Pazar

Hyundai i-Blue FCEV ile özel söyleşi


İlk olarak Frankfurt Otomobil Fuarı'nda hayranlarına el filan sallayan çevreci araba i-blue fcev modelimiz, kendi çapında hayran kitlesi kazanmış gibi gözüküyor. Kendisiyle röportaj yaparken de bu havalı görünümünü koruyor. Çevresinde ne zaman bir ağaç görse frene basıp durduğunu ve ona selam verdiğini söylüyor. Hidrojen enerjisi ile çalışmak gibisi olmadığını belirtiyor.

Küresel ısınmadan sonra yaşananlar ortadayken neden siz yollara daha yeni yeni ısınıyorsunuz?

Karbondioksit salınımı almış başını gidiyor, buna herkes gibi ben de üzülüyorum. Ama yine de geç kalmış sayılmam. Taşıdığım yeni özellikler var mesela. Bu halimle doğadaki arkadaşlarımı şaşırtmak niyetindeyim. İçimde özel olarak, D segmentimde yer alan 2+2 kişilik CUV platformum var. Bu halimle, benden sonraki arkadaşlara örnek olabilirim. Üçüncü nesil yakıt hücresinin ne demek olduğunu öğrenmek isteyenlere yol gösterebilirim. Ama bütün bunlar için 2012 yılını bekliyorum.


Peki diğer rakiplerinizin aklını karıştıracak başka başka özellikleriniz var mı?

Mavi ışıklandırmalı radyatör ızgaram, 285/50 R20 boyutlarında lastiklerim var. Tabi, suyun akış şekline göre tasarlanmış bir kabinim var. Hem sonra, damarlarımdaki hidrojen 700 barlık bir basınçla dolaşıyor. Bu halimle 600 km kadarlık yol alabilirim, hem de etraftaki yeşile zarar vermeden.

Çocuklar hep merak eder, en fazla kaç basıyorsunuz?

165 km/saatlik bir hıza ulaşabilirim.


Neden hidrojeni böylesine seviyorsunuz?

Diğer elementler arasında farklı bir yeri var. Bir kere doğayı ve canlıları seviyor, onları korumak için bizlere yardımcı oluyor. Bu özellikleriyle onunla beslenmeyi çok seviyorum.